Otomobil dünyasında yaşanan gelişmeler; en yeni otomobil haberleri ve incelemelerini Otorehberi’nden takip edebilirsiniz.

Yerli arabanın markası Nazlı mı olacak?

Bakan Nihat Ergün, ''Türkiye, otomotivde kusursuz üretim yapan bir ülke ama marka yapmıyoruz, sektör bu konuda biraz nazlanıyor. Ben onlara, 'yapacaksanız herhalde arabanın markasını da Nazlı koyacaksınız, bu kadar nazlandığınıza göre' diyorum'' dedi.

Yerli arabanın markası Nazlı mı olacak?
Eklenme: 29 Aralık 2012, 16:06 / Güncelleme: 29 Aralık 2012, 16:47 / 5,950 Okunma
BÜYÜKLÜK
- A A +

Kocaeli'deki medya yöneticileri ve temsilcileri ile sohbet toplantısında bir araya gelen Ergün, Türkiye'de üretilen otomobillere zaten ''yerli otomobil'' dediklerini söyledi.

Türkiye'de bulunmayan şeyin ''yerli marka'' olduğuna işaret eden Ergün, birçok markanın A'dan Z'ye her şeyinin Türkiye'de üretildiğini, Türkiye'deki otomotiv yan sanayinin dünyadaki pek çok markanın parçalarını ürettiğini hatırlattı.

Ergün, hiçbir markanın araçlarının bütün parçalarını kendisinin yapmadığına dikkati çekerek, bazı markaların da otomobilin hiçbir şeyini yapmayıp, sadece tasarımını oluşturarak markasını koyduğunu ifade etti.

Türkiye'nin de bir arabanın bütün parçalarını yapan ancak markasını otomobilin arkasına vurmayan ülkelerden biri olduğunu anlatan Ergün, şöyle devam etti:

''Sektöre, 'bunu yapın' diyoruz, markalaşın. 50 yıllık otomotiv tecrübemiz var. Her çeşit markadan çok da kaliteli arabaları yapıyoruz. Yaptığımız araçların yüzde 80'ini dünyaya ihraç ediyoruz başka markalar altında ve hiçbir tanesi üretim hatasından dolayı geri çağrılmadı. Türkiye, otomotivde kusursuz üretim yapan bir ülke ama marka yapmıyoruz. Sektör bu konuda biraz nazlanıyor. Ben onlara, 'yapacaksanız herhalde arabanın markasını da Nazlı koyacaksınız bu kadar nazlandığınıza göre' diyorum.''

Bakan Ergün, sektör temsilcilerinin de kendilerine göre çeşitli gerekçeleri olduğunu belirterek, ekonomik konjonktürün otomotiv piyasasını daralttığını bildirdi.

Özellikle Avrupa pazarları daraldığı için yeni markaların pazara sürülmesi konusunda çekincelerin bulunduğuna dikkati çeken Ergün, bunun yapılamayacak bir şey olmadığını kaydetti.

''Elektrikli araçlarda markalaştırma konusunda avantajlıyız''

Ergün, elektrikli araçların pazara sürülmesinin daha mümkün olduğunu, dünyanın elektrikli araçlarda henüz yolun başında olduğunu vurgulayarak, markaların çok ön plana çıkmadığını dile getirdi.

Hibrit ve elektrikli araçların geleceğin araçları olduğunu kaydeden Ergün, gelecek 10-15 yılda Avrupa'daki araçların 5'te birinin elektrikli araçlardan oluşacağını ifade etti.

Dünya devlerinin henüz ellerindeki teknolojiyi bırakıp yeni teknolojiyi pazara sürmeye tam olarak hazır olmadığına işaret eden Ergün, şunları söyledi:

''Bizim böyle bir sorunumuz yok. Biz bu konuda avantajlıyız, sıfırdan elektrikli araçlara başlayıp onu markalaştırma konusunda avantajımız var ama henüz bu konuda bir 'babayiğit' çıkmadı. 'O babayiğit benim' demedi kimse. Birisiyle ilgili bir haberler çıktı ama o da çıktı, 'o babayiğit ben değilim' dedi. Çünkü onun yaptığı da sıfırdan bir marka oluşturmak değildi. Mevcut araçlardan bir markayı içini boşaltıp elektrikli araç haline getirmekti. Onun yaptığı dönüşüm yapmak. Sıfırdan bir elektrikli araç yapıp onu markalaştırmak başka bir iştir.''

''Çok ciddi bölgesel limanlara ihtiyaç var''

Bakan Ergün, limanlarla sanayi bölgeleri arasında karayolu ve demiryolu bağlantılarının çok sağlıklı olması gerektiğini vurgulayarak, aksi halde sanayi bölgelerinin, yolların ve limanların sağlıklı çalışamadığını, Türkiye'de sanayi bölgeleri ve limanlar arasındaki demiryolu bağlantıları için Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü'nün bir çalışma yürüttüğünü anlattı.

Ergün, çok ciddi bölgesel limanlara ihtiyaç duyulduğuna dikkati çekerek, Ege'deki Çandarlı Limanı'nın belirttiği özellikte bir liman olduğunu kaydetti.

Mevcut limanların büyük ihracat kapasitesine sahip olmadığını dile getiren Ergün, ''500 milyar dolar ihracatı yarın yapacağız' dersek, bu miktarda sipariş alırsak, bu liman kapasitesiyle o kadar malı dünyaya satamayız. Mallar elimizde kalır. O kadar limanımız, o kadar demiryolu bağlantımız yok'' ifadelerini kullandı.

Kaynak : AA

SOSYAL AĞLAR

BU HABERE 2 YORUM YAPILDI

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.
0 / 1000

Hakan Güçlütürk

29.12.2012 18:03

türkiye otomobili ancak ahirette üretir. elin adamı teknik destek vermediği sürece türkiye hiçbirşey üretemez.çünkü teknolojisi yok.lafla otomobil, uçak gemisi üretilmez.haydi yapın da görelim.yerli malı bildiğimiz elektronik cihazların içine bakarsanız türklere ait hiçbirşey bulamazsınız.bunlar sadece ithal edilen parçaları birleştirip dış muhafazasını yaparlar ancak.en güzel misali türkiye'nin ürettiği fırtına isimli obüstür(hafif tank).motoru almanlara aittir.

musa dündar

30.12.2012 22:00

yerli oto nun . yerli oto nun 1 şubatta tanıtımı yapılacakmış.derindere firması yapmış sözde..lakin motoru gm'den , kasası toyotodan ! bekliyoruz bakalım yerli otoyu !!!!